Ajans seçimi çoğu şirkette portföy incelemesiyle başlar ve orada biter. Beğenilen işleri yapan ajansla çalışılır. Bu makul görünür ama eksik bir ölçüttür: portföy geçmişteki bir işin sonucunu gösterir, sizin işinizin nasıl yürüyeceğini göstermez.
Bu yazı, seçim sürecinde sorulabilecek daha ayırt edici soruları topluyor.
Brief'e nasıl yaklaştıklarına bakın
İlk görüşmede ajansın ne kadar konuştuğu değil, ne sorduğu belirleyicidir. Doğrudan çözüm öneren, henüz sorunu anlamadan “şunu yapalım” diyen bir yaklaşım, sizin durumunuzdan çok kendi hazır kalıplarını anlatır.
Sorularının niteliği de önemlidir. Yalnızca beğeni ve estetik tercih soran bir ekip, işi görsel bir üretim olarak ele alıyor demektir. Ticari hedef, karar süreci ve mevcut kısıtlar sorulmuyorsa, çıkacak iş de bu bağlamdan bağımsız olacaktır.
Kapsamın yazılı ve sınırlı olmasını isteyin
İyi tanımlanmış bir kapsam neyin dahil olduğu kadar neyin dahil olmadığını da söyler. “Kurumsal kimlik çalışması” ifadesi tek başına hiçbir şey tanımlamaz; kaç uygulama, hangi formatlar, kaç revizyon, hangi teslim biçimi?
Belirsiz kapsam iki tarafı da zorlar. Müşteri sürekli ek bekler, ajans sürekli sınır çizmeye çalışır ve ilişki teslimden önce yıpranır.
Sürecin adımlarını ve karar noktalarını sorun
Hangi aşamada ne teslim edilecek, onay kimden alınacak, bir aşama onaylanmadan diğerine geçilecek mi? Bu soruların net cevapları yoksa süreç ilerledikçe geri dönüşler kaçınılmaz olur.
Özellikle revizyon politikası önceden konuşulmalıdır. Sınırsız revizyon vaadi kulağa iyi gelir ama pratikte karar verilmesini geciktirir ve işin kalitesini düşürür.
Başarı ölçütünün nasıl tanımlandığına bakın
Ölçüt sorulduğunda “markanız daha güçlü görünecek” gibi ölçülemez cevaplar veriliyorsa, proje sonunda değerlendirme yapılamayacak demektir.
Sağlıklı yaklaşım, ölçütün kapsamla uyumlu olmasıdır. Bir kimlik çalışmasının doğrudan satış artışıyla ölçülmesi gerçekçi değildir; ancak tutarlılık, üretim hızı veya iç sahiplenme ölçülebilir.
Garanti edilen sıralama veya garanti edilen dönüşüm oranı vaat eden yaklaşımlara temkinli yaklaşmak gerekir; bu sonuçlar tek bir tarafın kontrolünde değildir.
Fikri haklar ve kaynak dosyalar
Sözleşmede en sık atlanan madde, üretilen işin haklarının ve kaynak dosyaların kime ait olacağıdır. Kaynak dosyalar teslim edilmiyorsa, ileride küçük bir değişiklik için bile aynı ajansa dönmek zorunda kalırsınız.
Aynı şekilde, kullanılan yazı tiplerinin ve stok görsellerin lisans kapsamı da yazılı olmalıdır. Lisansı devredilmeyen bir yazı tipi, marka kimliğinizi kullanılamaz hâle getirebilir.
Ekip kim, işi kim yapacak
Satış görüşmesine gelen ekip ile işi yürütecek ekip aynı olmayabilir. Bu, ajans dünyasında yaygın ve çoğu zaman meşru bir durumdur; ancak önceden bilinmesi gerekir.
Sorulacak soru nettir: bu projede kim çalışacak, günlük iletişim kiminle olacak ve karar mercii kim? Cevap belirsizse, teslim aşamasında beklenti uyuşmazlığı çıkması olasıdır.
Portföyün arkasındaki bağlam
Beğendiğiniz bir işi görürken sormanız gereken şey, o işin hangi brief'e cevap verdiğidir. Görsel olarak güçlü bir iş, yanlış bir soruna verilmiş cevap olabilir.
İyi ajanslar bu soruyu memnuniyetle cevaplar; işin arkasındaki kararı anlatmak, işin kendisini göstermekten daha zor ve daha ayırt edicidir.
Sözleşmede aranacak maddeler
Kapsam ve teslim listesi, revizyon politikası, ödeme takvimi, fikri hakların devri, kaynak dosyaların teslimi ve kullanılan yazı tipi ile stok görsellerin lisans durumu.
Son madde en çok atlananıdır. Lisansı devredilmeyen bir yazı tipi, teslim edilen kimliği kullanılamaz hâle getirebilir.
Özet
Portföy beğenisi gerekli ama yeterli değildir. Ajansın ne sorduğu, kapsamı nasıl sınırladığı, süreci nasıl tanımladığı, ölçütü nasıl kurduğu ve hakları nasıl düzenlediği; işin nasıl yürüyeceğini portföyden daha iyi anlatır.
Bu yazıda anlatılan çalışma marka check-up analizi kapsamında yürütülür.